Bursa Atatürk Kent Ormanı

Bursa’yı kime sorarsanız sorun herkes Yeşil Bursa der, nice gezgin eserlerinde Yeşil Bursa’dan bahsetmiştir, tabi zaman değişiyor, alınan göçler yeşilin yerini betona bıraktırsa da Bursa’da hala nefes alınacak yerler mevcut, biz de bize düşen görev icabı bunları tanıtmakla mükellefiz, bu sefer ki yazımız Bursa’nın merkezine çok yakın bir oksijen deposu, karşınızda Bursa Atatürk Kent Ormanı

Ne yalan söyleyeyim bu yazıyı yayınlamadan bir gün öncesine kadar Bursa Kent Ormanını duymamıştım, bağlı bulunduğumuz meslek guruplarından birinin piknik davetine söz verdiğimiz üzere icap ettiğimiz Bursa Atatürk Kent Ormanını ufak bir araştırma sonucu yerini öğrendim ve şehrin merkezine bu kadar yakın bir orman olması oldukça sevindirdi. Şimdi Atatürk Kent Ormanı nerededir sorusuna yanıt vermem gerekirse, Nilüfer’de Orhaneli Yolunda giderken, en son ışıklardan sola dönüyoruz, çok gitmeden 100 – 150 metre kadar sonra sağa dönerek biraz rampa çıkıyoruz ve hemen solumuzda giriş kısmına geliyoruz. Atatürk Kent Ormanına giriş ücreti olarak otomobil 5 Türk Lirası ödüyoruz, ücreti verdiğimiz yerde camda asılı 3 tane ibare vardı biri otomobil, diğer ikisini okumak o an için aklıma gelmedi, biri söylerse yorum olarak burada güncellerim, normalde içeri girerken çöp poşeti de veriyorlarmış, ama biz arabada iki kişi olduğumuzdan ve de pek piknik yapmaya değilde sanki ziyarete gelmiş gibi  bir hava verdiğimizden bize çöp poşeti vermediler, zaten bizde nedendir bilinmez içeride arkadaşlarımız var dedik 🙂

Giriş ücretini ödedikten sonra yolumuza devam ediyoruz, yine rampa çıkıyoruz, parkeli yollardan geçiyoruz, sağımız solumuz çam ağaçları ile dolu, biraz daha gittikten sonra sol kısımda bir otopark, sağda solda parketmiş araçlar görüyoruz ve piknik alanına geldiğimizi anlıyoruz. İlk otopark alanı sol kısımda kalıyor, toprak alanda otopark mekanı var ve bazı fotoğraflarda görebileceğiniz gibi otopark alanının zemininde çökmeler olmuş ve aracınızın altı vurabilir benden söylemesi, yalnız güzel tarafı ise otopark içerisinde kahya var ve sizi yönlendiriyor, araçlar çok olduğundan bazen sizi uygunsuz yerlere park etmeye mecbur bırakabilir, bu tarz durumlarda size nerede piknik yapacağınızı soruyor böylelikle acil bir durumda günü kurtarıyor.

Otopark alanları mevcut fakat, fotoğraflarda görebileceğiniz gibi insanlar yürüme yollarının olduğu her yere araçlarını yarı kaldırım da yarı yeşillik alana gelecek şekilde park ederek bir şekilde çözüm bulmuş, kısacası Atatürk Kent Ormanında her yer park alanı olmuş durumda, otopark sorunumuzu hallettikten sonra izlenimlerime geçeyim, piknik alanı gerçekten güzel, insanların ihtiyaçları doğrultusunda bay bayan mescitler, tuvaletler, lavabolar konmuş, kamelyalar, oturma masaları, çocuk oyun parkları, yangın için önlemler, elektrik su tesisatları, kısacası bir piknik alanının korunması için gereken her şey yapılmış.

Atatürk Kent Ormanını duymamıştım dedim, zaten sonra araştırınca öğrendim ki, 14 Mart 2015 tarihinde açılmış daha çok yeni bir orman, zaten bu tarihten iki ay öncesi de yeni Büyükşehir Belediyesine devrolunmuş ve ekiplerin özverili gayretiyle bugün gördüğünüz hale getirilmiş.Şahsen ben beğendim, elektrik direklerinden oturma guruplarına kadar her şey güzeldi, Yeşil Bursa’mız yaklaşık 1 milyon 300 bin metrekarelik bir yeşil alana daha kavuşmuş oldu ve şehir merkezine çok yakın olmasıyla tam bir mesire yeri, ailece piknik alanı.

İçeride büfeler vardı ben bir tanesini gördüm ama sanırım kapalıydı, biraz gözümden kaçmış olabilir ama okuduğum kadarıyla büfelerden ihtiyaçlarınızı karşılayabilir hatta et ürünleri satın alınabilirmiş, orman büyük olduğundan her yerini gezemedim, umarım başka birileri bu endişelerimi çözüme kavuşturur da sizlere yanlış bilgi vermekten alıkoyar.

Sonuca gelirsem Bursalılar için Atatürk Kent Ormanı gerçekten güzel bir mekan, Nilüfer ilçesinde yer alan bu oksijen deposu ister piknik, isterse temiz hava solumak için öğle aralarında bile kaçılıp gelinecek bir yer, ben memnun kaldım, sizlerinde bu güzelliği görmeniz için ben elimden geleni yaptım, darısı sizlerin başına, ufak bir hatırlatma, lütfen piknik yaptıktan sonra çevremizi temiz tutalım, orman yangınına mahal vermeyelim, keyif edeceğiz diye ciğerlerimizi geleceğimizi harcamayalım.Duyarlı olan herkese sevgilerimle…

Bursa Atatürk Kent Ormanı

Bursa Atatürk Kent Ormanı

Bursa Atatürk Kent Ormanı Araç Park Etme

Bursa Atatürk Kent Ormanı Araç Park Etme

Bursa Atatürk Kent Ormanı Bayan Erkek Mescit

Bursa Atatürk Kent Ormanı Bayan Erkek Mescit

Bursa Atatürk Kent Ormanı Çocuk Oyun Parkı

Bursa Atatürk Kent Ormanı Çocuk Oyun Parkı

Bursa Atatürk Kent Ormanı Görünüm

Bursa Atatürk Kent Ormanı Görünüm

Bursa Atatürk Kent Ormanı Güzelliği

Bursa Atatürk Kent Ormanı Güzelliği

Bursa Atatürk Kent Ormanı Lavabo

Bursa Atatürk Kent Ormanı Lavabo

Bursa Atatürk Kent Ormanı Otopark

Bursa Atatürk Kent Ormanı Otopark

Bursa Atatürk Kent Ormanı Otopark Yerleri

Bursa Atatürk Kent Ormanı Otopark Yerleri

Bursa Atatürk Kent Ormanı Piknik Alanları

Bursa Atatürk Kent Ormanı Piknik Alanları

Bursa Atatürk Kent Ormanı Piknik Masaları

Bursa Atatürk Kent Ormanı Piknik Masaları

Bursa Atatürk Kent Ormanı Piknik Mevkileri

Bursa Atatürk Kent Ormanı Piknik Mevkileri

Bursa Atatürk Kent Ormanı Piknik Yerleri

Bursa Atatürk Kent Ormanı Piknik Yerleri

Bursa Atatürk Kent Ormanı Tuvaletler

Bursa Atatürk Kent Ormanı Tuvaletler

Bursa Atatürk Kent Ormanı ve Bursa Şehri

Bursa Atatürk Kent Ormanı ve Bursa Şehri

Bursa Atatürk Kent Ormanı Wc

Bursa Atatürk Kent Ormanı Wc

Bursa Atatürk Kent Ormanı Yol Boyu Park

Bursa Atatürk Kent Ormanı Yol Boyu Park

Bursa Atatürk Kent Ormanı Yürüyüş Yolu

Bursa Atatürk Kent Ormanı Yürüyüş Yolu

Bursa Kent Ormanı

Bursa Kent Ormanı

Bursa Kent Ormanı Mescit

Bursa Kent Ormanı Mescit

Bursa Kent Ormanı Piknik

Bursa Kent Ormanı Piknik

Share

Pin It

2 comments

  1. Emre Seymenler kardeşim. Hafta içi çok güzel mesleğinizi yapın. Hafta sonu da gezin. Ama gezdiğiniz yerleri ne olur tanıtmayın. Yarın öbür gün buraları da kalmayacak. Doğal güzellikleri tanıttıkça katledilmesine sebep oluyorsunuz. Birileri gelip buraları ticari ranta dönüştürüyor, ya güzelliğini katlediyor ya da daha da kalabalık yerler oluyor. Şimdi zevk alıyorsunuz, yıllar sonra gittiğinizde ne kadar bozulmuş diyorsunuz. Uzungöl, Fethiye, Kuşadası, Manavgat Şelalesi, Ölüdeniz, Ayder Yaylası yakınımızda Misi, Oylat ve daha niceleri. Gittiniz ve beğendiyseniz dostlarına anlatabilirsiniz. Ama lütfen 80 milyona reklam etmeyin, bir gün buralar da sayenizde tükenecek.

    • Emre Seymenler 22 Temmuz 2018 at 12:05 - Reply Author

      Merhaba,
      Doğal güzelliklerimizin geldiği son halleriyle ilgili olarak haklı endişeleriniz olabilir, görüşünüze saygı duyuyorum lakin olumsuzlukları konuşarak daha fazla olumsuzluk bulmak mümkündür, ben her zaman bir kişi neyi değiştirir mantığıyla hareket ettim, sadece kendime güvendim ve elimden geldiğince (aslında çok daha fazlası gelebilirdi..) bir şeyler yaptım, artık çağımız da bir şeyin gizli kalmasının mümkünatı yok, ben reklam etmesem başkası edecek, bunun önüne geçilemez ki zaten google earth adlı program sayesinde ülkemiz de her bir sokağın evin, birebir fotoğrafları ve uydu görüntüleri bulunuyor, burada sorun reklam etmekte değil, eğitim de…
      Son bir yıldır balık tutma hobisine merak sardım, bir çok göle denize gittim ama acemi olmamın verdiği tecrübesizlikle pek fazla balık yakalayamadım, sorgulama yaptım, balık yeminden, iğne boyutuna, misinaya kadar herşeyi sorguladım, bu sorgulamadan net cevap alamayacağım aşikar, lakin geçenler de bir belgesel de, plastik atıkların güneş ışıklarıyla ufak parçalara ayrılması ve balıkların bu plastikleri yem zannedip yemesi sonucu balık ölümleri oluşuyor. Peki ben ne yaptım, bu bilgiyi öğrendikten sonra gittiğim ilk göl de çevremde ve suyun yakın yerlerinde erişebileceğim ne kadar plastik malzeme poşet varsa hepsini topladım…
      Yani işin özü, eğitim, eğitilebilir zeka ve doğru örnek… İnsanlarımız güzel yerleri keşfetsin görsün, yalnız güzel kötü diye bir ayrım da yok, bakımlı bir çim bile insana huzur verebiliyor.
      Endişelerinizi anlıyorum… çözüm paylaşmamak değil, doğru bir eğitimle sürdürülebilir bir yaşam oluşturmak…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir